osmanlı kitabı başlık
Tophane Meydan Çeşmesi
Tophane Meydan Çeşmesi
Bu yazı 8.190 views kez okundu.
25 Nisan 2014 15:29 tarihinde eklendi

TOPHANE MEYDAN ÇEŞMESİ

Tophane Meydan Çeşmesi, Kılıç Ali Paşa Camii’nin hemen yanında yer alan oldukça güzel gösterişli anıtsal nitelikte çeşmedir. Sultan I. Mahmud tarafından 1732 yılında yaptırılmıştır. Devrin Başmimarı Mehmed Ağa tarafından yapılmıştır. İstanbul’un üçüncü büyük ve en yüksek duvarlı çeşmesidir.

Kılıç Ali Paşa Camii Bahçesinden

Kılıç Ali Paşa Camii Bahçesinden

Çeşme Lale Devrinin sembollerinden bir gibidir. Dört bir yanında sebilinin olması, dört bir duvarında mermerin işlenerek meydana getirildiği çiçek ve meyve figürleri bulunması çeşmeye ayrı bir estetik katmaktadır.

Üstü tıpkı bir cami gibi kubbe ile örtülü olup; kubbe de kurşunla kaplıdır.

Tophane Çeşmesi ve Kılıç Ali Paşa Camii Kubbeleri

Tophane Çeşmesi ve Kılıç Ali Paşa Camii Kubbeleri

Çeşmenin köşeleri, yerden saçaklara kadar olan yüksekliğin 2/3 kadar kısmı pahlanmıştır. Pahlamak, bir köşenin kesilerek düzleştirilmesi, köşenin ayrı bir kenar haline getirilmesidir. Böylelikle neredeyse bir kutu gibi görünecek olan çeşmeye mimarı bir estetik kazandırılmıştır.

Pahlanmış Köie

Pahlanmış Köşe

Çeşmenin dört tarafında ortada bir niş ve bu nişin iki yanında da mukarnaslı niş bulunmaktadır. Niş, duvar işlerinde duvar üzerinde oyularak yapılan süslemedir Mukarnas ise mimaride iç taraftan dış tarafa doğru taşarak ve yükselerek bir destek ve süs oluşturacak şekilde prizmatik bindirmelerdir. Her iki terim için tek bir örnek verecek olursak, mihrabı bir niş, mukarnası da mihrabın üst tarafının duvar hizasına gelirken sahip olduğu süslemeler olarak düşünebiliriz. Resimden daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.

Tophane Meydan Çeşmesi

TOPHANE MEYDAN ÇEŞMESİNİN KİTABELERİ

Çeşmenin üç ayrı kitabesi vardır. Bunlardan bir tanesi çeşmenin dört tarafını ikişer satır halinde çevreler.  Kitabeler Şair Süleyman Nahifi, Şair Rahmi Mustafa Efendi ve Hanif İbrahim Efendi tarafından yazılmışlardır.

Kitabelerde biraz detay bilgi vermek gerekirse:

Üç kitabeden iki tanesi Celi Ta’lik ve bir tanesi de Celi Sülüs yazı tarzı ile yazılmıştır. Celi Ta’lik ve Sülüs hat sanatının birer yazı tipleridir.

Çeşmeyi iki satır halinde çepeçevre saran kitabe Şair Süleyman Nahifi’ye aittir. Kitabe 48 mısradan oluşmaktadır. Zemini nefti yeşil harfleri ise kabartmalı ve altın varaklı olarak Celi Sülüs tarzında nakşedilmiştir. Nusretiye Cami yani Kabataş istikametine bakan tarafta, “Ketebehu Mustafa Katib-i Sersabıka” şeklinde bir hattat imzası vardır.

Tophane Meydan Çeşmesi

Şair Süleyman Nahifi’e Ait Kitabe

Bir de yukarıda bahsettiğim pahlar üzerinde Celi Ta’lik ile yazılan dörder satırlı tarih kasidesleri mevcuttur. Şair Rahmi Mustafa Efendi tarafından 16 mısra söylenmiştir.

Şair Rahmi Mustafa Efendi

Şair Rahmi Mustafa Efendi

Bundan başka, üçüncü olarak dört bir tarafta, çeşmeleri sağ ve sol taraflarında mukarnaslı bölümlerin üzerinde Şair Hanif İbrahim Efendi’ye ait Celi Ta’lik üslubuyla yazılı kitabe mevcuttur. Yine Nusretiye Cami istikametindeki yüzde bir de “Ketebehu Ali Hace-i Saray-ı Cedid” imzası okunmaktadır. Celi Ta’lik’lerin de adı geçen hattat tarafından yazıldığı düşünülmektedir.

Şair Hanif İbrahim Efendi’ye Ait Kitabe ve Niş

Şair Hanif İbrahim Efendi’ye Ait Kitabe ve Niş

Bahsi geçen bu üç kitabenin tam metni “İstanbul’un 100 Kitabesi” adlı kitapta bulunmaktadır.

Çeşme zaman içinde tadilattan geçmiştir. 1956 ve 57 yıllarında İstanbul Sular İdaresi tarafından yapılan onarımın ardından, uzun yıllar sonra 2006 yılında ciddi bir bakım ile çeşme bugünkü güzelliğine kavuşturulmuştur.

Tophane Meydan Çeşmesi, Kılıç Ali Paşa Külliyesinin hemen yanında olduğu halde ikisi de farklı yüzyıllarda yapıldığı için çeşme külliyenin bir parçası değildir. Fakat hem şaheserlikte ve hem de estetikte ikisi de birbirine tamamlayan eşsiz eserlerdir.

Sadece bu çeşme ise ilgili aklıma takılan bir soru vardır ki bu sorunun cevabına bulamadım. Çeşme Kılıç Ali Paşa Külliyesi ile yan yana inşa edilmiştir. Aralarında sadece 3-4 metrelik bir yol vardır. Cami anlatıldığına göre deniz doldurularak yapıldığında göre çeşme suyunu nereden aldığını çözemedim.

( Yukarıdaki paragrafa Tarihçi Sn. Rüknü ÖZKÖK’ün gönderdiği mesaj şu şekildedir:

Meydan çeşmesinin suyu Bahçeköy’den gelmektedir. Taksim mevkiine bulunan maksem içinde (savak) toplanan sular buradaki çeşmeye getirilmiştir.

Kendisine bu bilgi için teşekkür ediyorum.)

Son olarak, sadece bir kaç yıl evvel Saka Su tarafından restore edilen çeşme tekrar imdat sinyalleri vermektedir. Nişler ya da yalaklar içinde yakılan ateşlerin isi mermer üzerinde durmaktadır. Yalaklarını Suriyeli evsizler ev edinmişler, orada uyumaktadırlar. Ve bir üst paragrafta cevabını bulamadığım soruya rağmen 500 yıl evvel suları akan çeşmenin 21. yüzyılda suyu akmamaktadır, muslukları yoktur.

Saygı ve sevgiyle

Z.T.Aygün
22.Nisan.2014

 

Kaynakça:

1.) Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Cilt 7,
2.) İstanbul’un 100 Çeşmesi ve Sebili,
3.) İstanbul’un 100 Kitabesi,

Yorumlar

Bu Yazıya 1 Yorum Yapılmış

  • rüknü özkök (6 Mayıs 2014 saat: 14:21)

    Güzel çalışma Meydan çeşmesinin suyu Bahçeköy’den gelmektedir.Taksim mevkiine bulunan maksem içinde(savak)toplanan sular buradaki çeşmeye getirilmiştir.

Yorum Yap