osmanlı kitabı başlık
Mümtahine 4
Mümtahine 4
Bu yazı 384 views kez okundu.
25 Temmuz 2014 11:15 tarihinde eklendi

Mümtahine 4

 

Mümtahine, imtihan edilen kadın anlamına gelir. Hudeybiye Barış Anlaşması’na göre Kureyş’ten, müslümanların yanına kaçan olursa bunların Kureyş’e geri verilmeleri gerekiyordu. 10. ayette Kureyş’ten kaçıp gelen kadınların imtihan edilmelerini, inanmış iseler geri verilmemelerini emrettiği için sureye bu ad verilmiştir.

 

Dördüncü ayetin son kısmı ile beşinci ayetin tamamında öğrenmemiz gereken bir dua vardır.

Mümtahine 4

 

Mümtahine 4Rahman ve Rahim olan Allah’ına adıyla

 

“İbrahim’de ve onunla beraber olanlarda size güzel bir örnek vardır: Hani onlar hemşehrilerine şöyle demişlerdi: Bizim, ne sizinle, ne de Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeriklerinizle hiçbir ilişiğimiz kalmamıştır. Siz Allah’ın tek ilah olduğuna inanmadıkça, biz sizi reddediyor, bizimle sizin aranızda ebedi olarak düşmanlık ve nefret meydana geldiğini ilan ediyoruz. Ne var ki İbrahim babasına: “Senin için rabbimden af dileyeceğim. Bununla beraber, Allah’ın senin hakkında dilediği hiçbir şeyi önlemem mümkün değildir.” Demesi başka. Onun ve beraberinde olanların duası şudur: “Ey Yüce Rabbimiz! Yalnız sana güvenip, sana yöneldik ve sonunda da senin huzuruna varacağız.””

Mümtahine 5

 

“Ey ulu rabbimiz, bizi kafirlere deneme konusu kılma, affet bizi. Çünkü sen aziz ve hakimsiz (mutlak galip, tam hüküm ve hikmet sahibisin)”

 

Yukarıdaki iki ayette, yüce Allah (cc), Müslümanlara, Allah uğrunda kafir kavim ve kabilesinden ayrılan ve onlara karşı yüreklerinde sevgi beslemeyen Hz. İbrahim ile beraberlerindekileri örnek almalarını bildirmektedir. Onlar, Allah’a (cc) inanmayan kavmine karşı çıkmış ve onlardan yollarını ayırmışlardır. İşte onların bu davranış ve sözleri Müslümanlara örnektir. Yalnız, Hz. İbrahim’in babasına “Ben senin için Allah’tan mağfiret dileceğim” demesi örnek değildir. O, çok şefkatli Hz. İbrahim’in babasının inanmasını umarak sözlediği bir sözdü. Söz verdiği için babasına mağfiret dilemiş: “Ya Rabbi, sapıklardan olan babamı bağışla.” demişti. Bu Şu’ara 86’da açıklanmaktadır. Fakat babasının bir Allah (cc) düşmanı olduğu ortaya çıkınca ondan uzaklaşmıştı.

 

Beşinci ayette ise “Rabbimiz, onlara, bize saldırıp bize dayanamayacağımız işkencelerle dinimizden döndürmelerine fırsat verme, bizi onların eline düşürüp azaba sokma” demektedir.

 

Sonuç olarak, Mümin, Allah’ın dinini engellemek için savaşan, Allah’a ve peygamberlerine düşman olanları sevmemelidir. Öyleleriyle iyi geçinir ama onlara gönülden dost olup onlara sır vermez. Akrabası dahi olsa onları, dinine zarar verecek biçimde sırdaş edinip Müslümanların sırlarını onlara iletmez.

 

Ahirette insana yarar sağlayacak olan, akrabası değil, imanıdır. Mümin, inanmayanlar için mağfiret dilemez

 

Saygı ve sevgilerimle

 

Z. Tamer Aygün
25.Temmuz.2014

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap