osmanlı kitabı başlık
Merhaba Tarih
Merhaba Tarih
Bu yazı 569 views kez okundu.
1 Nisan 2014 00:14 tarihinde eklendi

Birkaç yıl evvel Yuşa Hazretleri’ni ziyaret ettiğimde, bu zatın kim olduğunu, o mezarın niye o kadar uzun olduğunu merak ettim. nat29Gerek cami duvarındaki panolarda ve gerekse çevresindeki insanlarda aradığımı bulamayınca internete baktım. Orada da aynı bilgileri görünce, bu sefer “demek ki kaynaklar sınırlı” dedim ve konu orada kaldı. Bir gün Beşiktaş’daki  Yahya Efendi Camii’ne gidince, orada okuduğum bir metinde, Yuşa Hazretleri’nin Yahya Efendi’nin rüyasına girerek “gel beni bul” dediğini ve Yahya Efendi’nin de bu çağrıya uyarak Yuşa Hazretleri’nin yattığı yeri bulduğunu öğrendim. Biri Beykoz’da bir Beşiktaş’ta. İkisi de İstanbul’un neredeyse birbirine görebilecek iki ilçesi. “Demek ki kaynaklar sınırlı değil, sadece kaynaklar dağınık haldeymiş” dedim. Kim bilir daha bilinmedik, orada burada yazılı ne hikayeler unutulmaya yüz tutmaktaydı.

İşte o günden sonra Osmanlı’dan kalan camilerin hikayelerine karşı başlayan merak beni bu siteyi açmaya kadar getirdi.

Bu site ile amacım, Osmanlı’dan kalan camilerin yapılış hikayelerini bulup paylaşmak, camilere ulaşamayanlara camileri tanıtmak, Klasik Osmanlı Tarihi’nden uzaklaşarak, Osmanlı’nın ibadet mekanlarından olan anlayışını sergilemek. O zamanın aşevi, hastanesi, okulu, konukevi/oteli, mezarlığı ve hamamından oluşan külliyelerden ve camilerden günümüzün hiçbir mimari nizama uymayan ve sadece kötü kokulu tuvaletinden başka bir eklentisini olmayan cami tarzına nasıl geçtiğimizi bulmak istedim. Bu bir gerçek. Göreceksiniz ki Osmanlı, camilerine tuvalet yapmaz iken, biz cami bahçesine tuvaleti ekleyip onu da temiz tutamamışız. Namaz almak için yapılan temizlik hazırlığının yapıldığı yeri tuvaletlerle iç içe yapmışız. Osmanlı şadırvanlarda abdest alırken, biz abdest musluklarını tuvalet duvarlarına monte etmişiz.

Yazısını yazmak ve fotoğraflarını çekmek için tek tek gezdiğim camilerde Osmanlı’nın günlük hayatının önemli bir parçası olan ibadetin nerelerde yapıldığını görmek, yüzyıllar boyu abdest musluklarından akan suyun erittiği mermeri ve yine yüzyıllar boyunca adımlanarak erimiş olan eşik mermerlerine basarak geçmeyi, yapılışında bu yana Osmanlı’nın milyonlarca kez namaz kıldığı, yeniçerilerin, sipahilerin, bakırcıların, demircilerin, sahhafların, fırıncıların, taşçıların, duvarcıların, çinicilerin, tulumbacıların, paşaların, hünkarların secde ettiği camileri adım atıp yüzyıllarca yapılmakta olana ortak olmak ve bu camileri de buralardan habersiz olan ya da bilip de gidemeyenle bildirmek istedim. İstedim ki her gün önünden geçtiğimiz, vapurla geçerken bakıp da gördüğümüz, görüp de bilmediğimiz camilerimizin hikayelerini gün yüzüne çıkaralım. Varsa yanlış bilinenler, onları farkına varmadan yazayım da bir uzman çıkıp işin doğrusunu söylesin böylece doğruyu herkes bilsin istedim.

Bu çalışma doğal olarak Suriçi dediğimiz Eski İstanbul’dan başladı. Sitede kullandığım tüm resimler kendi çektiğim resimlerdir. İnşallah bu çalışma sadece İstanbul ile kalmayacak, Türkiye’nin diğer illerine, Balkanlar’a ve hatta İran’a da yayılacak. Yani bir gün oraları da görüp resmedeceğim.

Osmanlı’dan gelen camileri anlatırken onları yaptıran ya da yaptırılmasına vesile olan sultanları, sultanların annelerini, mimarları anmamak olmazdı. Onları da tanıtmaya çalıştım elimden geldiğince. Bunun yanında bir de camilerde ve/veya evlerimizde namaz kılarken ve çoğu defa başımız sıkıştığında dua ile huzuruna çıktığımız Allah’ı (cc) bilmek tanımak gerekir. Bunun da en iyi ve pratik yolunun Esma-ül Hüsna olduğunu düşünüp Allah’ın (cc) 99 ismine de yer verdim sitede. Ve bir de ibadet ettiğimiz Allah ile olan irtibatımızı namazdan başka sağlayan dualarımız var. Allah’a doğrudan yakarışımız olan dualarımızı da burada paylaşmak için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kur’an-ı Kerim mealinden bulduğum dualara da sitede yer ayırdım. Özellikle bu konuda Kur’an-ı Kerim’i referans seçmemin sebebi, Allah’ın (cc) Kur’an-ı Kerim’de bize öğrettiği duaları öncelikle bilmemiz gerektiğini düşündüğüm içindir. Bu duaların paylaşımı bitince de ardından günlük dualarımızı gelecektir.

Sonuçta, Osmanlı’dan günümüze gelen camilerimiz ile, onları yaptıran sultanları ile, kendisine ibadet ettiğimiz Allah’ın (cc) isimleri olan Esma-ül Hüsna ile, Kur’an-ı Kerim ayetleri ve duaları ile bir bütün halinde çok güzel bir referans site olacağını düşünüyorum. Üç yıla yakın bir zamandır bu konularla ilgili kaynak topluyorum. Yaklaşık olarak 16.000 sayfalık bir arşiv oluştu elimde. Bunlar elbette ki 600 yıllık bir imparatorluğun yaptığı camilere ve diğer konulara yetmeyecektir. Eğer varsa elinizde konu ile ilgili kaynaklar yararlanmak isterim. Varsa tarih ile ilgili hatalarım düzeltmek isterim.

Allah rızası ile başlanılan bu site inşallah herkese ışık tutar, içinde bu konular hakkında merak olamayana da bir nebze olsun yön verir.

Saygı ve sevgilerimle,

01.Nisan.2014

İstanbul

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap