osmanlı kitabı başlık
Lala Mustafa Paşa Camii
Lala Mustafa Paşa Camii
Bu yazı 4.602 views kez okundu.
31 Temmuz 2014 19:46 tarihinde eklendi

Lala Mustafa Paşa Camii

 

Lala Mustafa Paşa Camii Erzurum’un Osmanlı Devrinden kalan en önemli camilerindendir. Çünkü bu cami Osmanlı’nın Erzurum’da yaptığı ilk camidir. Cumhuriyet Caddesi üzerindeki büyük meydanda, Yakutiye Medresesi’nin hemen doğu tarafındadır. Bir yanda İlhanlıların 1310 yılında inşa ettiği Yakutiye Medresesi ve hemen yanında Osmanlıların 1562 yılında inşa ettiği bir cami. İşte Türk soyunun ilime, dine ve sanata verdiği değer.

 

Lala Mustafa Paşa Camii

Lala Mustafa Paşa Camii

 

Lala Mustafa Paşa “Lala” ünvanını Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu II. Selim’in şehzadeliği sırasında kendisine lalalık yapması nedeniyle almıştır. Osmanlı’nın önemli sadrazamlarındadır. 1570 yılında Kıbrıs’ın fethi sırasında gösterdiği başarıdan dolayı tarih, onu “Kıbrıs Fatihi” olarak anmaktadır.

 

Caminin Osmanlı’nın Erzurum’daki ilk camisi olma özelliği yanında bir başka önemli özelliği de vardır ki o da mimarıdır. İstanbul’un her köşesinde imzasını görmeye alışık olduğumuz Mimar Sinan Erzurum’a da Lala Mustafa Paşa camisi ile imzasını bırakmıştır. Caminin Mimar Sinan tarafından yapıldığını Tuhfet-ül Mimarıin ve Tühfet-ül Enbiya adlı eserlerde öğrenmekteyiz.

 

Lala Mustafa Paşa Camii

 

Evliya Çelebi de Erzurum’a gelerek Seyahatnamesi’nde Lala Mustafa Paşa Camii hakkında da yazmıştır. “Lala Mustafa Paşa Sarayı; Paşa saray kapusunun önünde tarik-i âmm (herkesin geçmesine mahsus yol) aşırı vâki olmuş Süleyman Han’ın veziri Lala Mustafa Paşa’nın binası, İstanbul tarzlı, âli kubbeli, cümle binası rasas-ı halisi ile (halis kurşunla) mestur bir camidir. Tulen (uzunluk) ve arzen (genişlik) 80 ayaktır. Mihrabı, minberi, müezzin mahfili şah güzelidir, içinde öyle kıymetli avizeler yoktur. Taşra sofası vardır. Lakin haremi sardır. Süleyman Han’ın mimarı Sinan Ağa merhumun binasıdır”

 

Lala Mustafa Paşa Camii

Mihrabın Sol Tarafındaki Çini Süsleme

 

Lala Mustafa Paşa, kendi adını taşıyan bu camiyi Erzurum Beylerbeyliği yaptığı sırada 1562 yılında yaptırmıştır. Günümüze sadece bir cami ve hamam olarak ulaşan Lala Mustafa Paşa Cami, yapıldığı yıllarda bir de sıbyan mektebi ve bir de saray vardı ki o günümüze ulaşamamıştır.

 

Erzurum Lala Mustafa Paşa Camii, merkezi kubbeli bir camidir. Bu merkez kubbe dört paye üzerine oturtulmuştur. Kubbe köşelerde dört adet küçük ve yanlarda iki adet yarım kubbe ile desteklenmiştir. Payeler arasında bağlantılar çok şık kemerlerle sağlanmıştır.

 

Lala Mustafa Paşa Camii

 

Vaaz kürsünü orijinal değildir. Orijinal vaaz kürsüsünde kürsün merdivenleri pencere içlerinden verilmişti.

 

Mihrap yuvarlak ve mukarnaslı olup, üzerindeki kitabede camiyi yaptıranın ismi ve yapım tarihi yazılıdır. Kitabenin Türkçesi şu şekildedir.

 

Lala Mustafa Paşa Camii

Mihrap ve Çini

 

“Bu camii Rahim Yaratıcının rahmetini dileyerek Alim Allah’ın gölgesi Sultan Selimoğlu Sultan Süleyman Han’ın günlerinde; Sultanoğlu Selim’in – Allah kadim inayetinin imdadıyle gölgesini uzatsun – Lalası Abdulmukim zade Mustafa Paşa 970 yılında yaptırdı. Allah yaptıranın hayrını umumi olan keremiyle kabul buyursun.”

 

Caminin son cemaat yeri beş kubbelidir. Altı adet sütun üzerine duran bu kubbelerin ikisi sağda ve ikisi soldadır. Bu son cemaat yeri duvarı üzerinde sağda ve solda olmak üzere ikişer penceresi ve bu iki pencerenin arasında da birer niş bulunmaktadır. Pencereler dikdörtgen normda olup üzerlerinde sivri kemerli pencere alınlıkları vardır. Bu alınlıklar lacivert zeminli çinilerle kaplıdır. Çini üzerindeki çiçek desenlerinin üzerinde beyaz harflerle arapça ayet yazılıdır .

 

Lala Mustafa Paşa Camii

Son Cemaat Yeri ve Minare

 

Sağ taraftaki son cemaat yerinin duvarında 14 satırlık bir yazı bulunmaktadır. Bu yazı bir fermandır. Bu ferman Erzurum’da yaşayan ahaliden vergi alınmasının kaldırılması hakkındadır. O dönemde tahtta Sultan IV. Mehmed bulunmaktadır. Sultana Erzurum halkının ciddi geçim sıkıntıları çektiği, hatta geçinemez olduğu, bu geçim sıkıntısına ilave olarak alınan vergilerin ise halkı daha da perişan ettiği iletir. Bunun üzerine Sultan IV. Mehmed Han Erzurum ahalisinden vergileri kaldırır ve bunu “Tiz, Erz-ı Rum’dan vergi alınmaya” diyerek bildirir. Bu ferman dönemin ünlü hat üstadı Mustafa İzzet tarafından mermere 14 satır halinde nesih yazıyla nakşedilip ferman Erzurum’a gönderilir ve cami duvarına 1671 yılında yapıştırılır.

Lala Mustafa Paşa Camii

Sultan IV. Mehmed Fermanı ve Niş

Lala Mustafa Paşa Camii

Sultan IV. Mehmed Fermanı

 

Ferman’ın Türkçesi şu şekildedir:

 

“Cihanın kendisine itaat ettiği hükümdarın fermanı, taç sahibi Padişah’ın apaçık buyruğu ve Hudavendigâr’ın şerefli emiri

giriş Fatihi Ebü’l- feth ve’n-Nasr Sultan Muhammet Han (Allah ona yardım etsin) hükmiyle yazılmıştır

Allah’ın rızasını istemek, Resûlünün sünnetini diriltmek ve Allah’ın emrini yüceltmek

yaratıklara şefkat olmak için Cihanın kendisine itaat ettiği Padişah’ın (benim) hükmüm şöyledir: Erzurum eyaletindeki bid’atlerden

bulgur ve buğday teklifi; din ve kanuna aykırı olarak gereğinden fazla alınan akça, öşür akça

ve hisseyi ödeyip ve çiftçilik yapmayan kürtlerden perakende olarak alınan

odun teklifi, kışlık vergisi, otlak teklifi, muaf akçası

atları kışlaya verme teklifi, yıllık arpa ve develeri besleme teklifi, Paşa’ya bağlılara

köyleri kışla olarak verme teklifi, konak akçası ve koyunsuzlardan koyun adedi, yıllık saman ve yağ teklifi ve post,

teftişi, kilise ve namaz kılmayan teftişi, bez , iplik akçası ve köle bedeli, bir yere bağlandıktan sonra

tekrar köle, esir bedeli akçası; yün, tırpan akçası, katır ve deve akçası ve işbu anılan yirmi üç adet teklif adedini yasaklayıp

kaldırdım. Bundan sonra adı geçen vilayete vali olanlardan diğer hakimlerden her kim bu yazılanlardan birini alır ise Allah ve Resulünün

lâneti üzerine olsun. Soylu evlatlarından, büyük vezirlerinden ve yüce vekillerinden her kim Osmanlı eyaletinde bu zulm

ve bid’atlardan razı olursa Allah’ın meleklerinin ve bütün inananların laneti onların üzerine olsun . Haram ayı olan Muharrem’in ilk günleri 1081 yılı, Ketebe İzzet.”

 

Aşağıdaki resimde tam görülmemekle birlikte, sağ pencerenin üst tarafından Besmele ve soldaki pencerenin üst tarafında ise “La İlahe İllallah, Muhammedün Resulullahi Hakka” yazmaktadır.

 

Lala Mustafa Paşa Camii

Sultan IV. Mehmet Fermanı, Çiniler ve Niş

 

Caminin bir bahçesi, avlusu olmadığı halde kendisinden biraz ileride bir şadırvanı vardır. Şadırvan sekiz köşeli konik çatılıdır.

 

Lala Mustafa Paşa Camisinin önü eskiden toplantı mekanı olarak kullanılmış ve hatta bu alanda Yunanlıların işgalini protesto etmek için iki kere miting düzenlenmiştir.

 

Lala Mustafa Paşa Camii

 

Caminin bir duvarında çinilerin bir kısmı kurşun izleri ile tahrip olmuştur. Rus ve Ermeni istilaları altında kalan Erzurum’un bu istilacıların çekilmeleri sırasında camiyi talan etmesinde bulunmaktadır. Bu talan sırasında caminin çinileri ile birlikte mermer minberi de parçalanmıştır.

 

Kayıtlara dayanarak caminin ilk onarımını 1581 yılında gördüğünü söyleyebiliriz. Daha sonra 1694, 1721 ve 1870 yıllarında tamir görmüştür. 1870 yılındaki tamirde kubbenin eteğine demir parmaklıklar yapılarak buraya 360 adet kandil asılmıştır. Bu nedenle de bu camiye 360 Kandilli Cami de denmektedir.

 

Saygı ve sevgiyle,

 

Z. Tamer Aygün
31.Temmuz.2014
 

 
Kaynakça:
1.) Erzurum Gezi Rehberi,
2.) http://www.erzurumkulturturizm.gov.tr/TR,56081/camiler-ve-kiliseler.html
3.) http://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum_Lala_Mustafa_Pa%C5%9Fa_Camii

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap