osmanlı kitabı başlık
Kuran’daki Cennet
Kuran’daki Cennet
Bu yazı 521 views kez okundu.
18 Ağustos 2014 12:43 tarihinde eklendi

Kuran’daki Cennet

Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah kullarına pek çok surede çeşit şekil ve tasvirlerde cenneti anlatmış, kullarının hesap günü takva sahibi olarak huzuruna gelmeleri durumunda nasıl bir sonsuz ikram buyur edileceklerini bilmelerini istemiştir. Tabi çoğunlukla da bu ayetlerin öncesinde a da sonrasında da Allah’a karşı gelenler için, iman etmeyenler ve yasaklara uymayanlar için hazırlanmış olan cehennemi anlatmıştır ki fark belli olsun.Tur Suresi’nin 17. ve 18 ayetlerinde cennet ehlinden ve onlara orada sunulacak nimetlerden çok özetle bahsetmektedir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Tur 17Tur 17

“Müttakiler ise cennetlerde nimet içindedirler.”

Tur 18

“Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerler. Rab’leri onları yakıcı ateşin azabından korumuştur.”

Yukarıdaki iki ayetten hemen dikkat çeken iki husus vardır. Birincisi müttakilerin yani Allah’ın yasaklarından sakınan kişilerin cennetlerde Allah’ın (cc) sonsuz ikramları içinde olacaklarını müjdelerler. Bir sonraki ayette de Allah’ın onları yakıcı azaptan koruduğunu haber verir. Yakıcı azap nedir, cehennem. Demek ki buradan cehenneme girmesi gereken ya da girebilecek olan kullarını Allah affetmiş, onları yakıcı ateş azabından korumuş ve onları cennette almıştır. İşte burada yüce Allah’ın Rahman isminin tecellisini görmekteyiz. Ateş azabını hak etmiş kimi kullarını ateş azabına dahil etmeyip onları affedecek ve cennetine buyur edecektir.

Cennetteki tüm nimetler Allah’a, peygamberler, meleklere, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine, öldükten sonra tekrar dirilmeye, iyi işler yapan ve güzel ahlaka sahip olan Allah kullarına sınırsız bir şekilde sunulacaktır.

Cennetin ve cennet ehlinin oradaki durumları sadece bu ayetlerle anlatılmaz. Pek çok surede muhtelif ayetlerle cennetten, oradaki yaşamdan, oradaki köşklerden, oradaki eşlerden, oradaki ikramlardan ve cennettin büyüklüğünden bahseder, o ayetlerle yüce Allah cenneti anlatır, tasvir eder.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Bakara 25Bakara 25

İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele,: Onlara içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle cennetler ki, ne zaman meyvelerinden kendilerine bir şey ikram edilirse: Bu daha önce dünya yediğimiz şey.” diyecekler. Oysa bu, onların aynısı olmayıp, benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri de olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.

 

Nisa 13Nisa 13

İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse Allah onu, içinden ırmaklar akan cennetlere ebedi kalmak üzere yerleştirir. İşte en büyük başarı da budur.

Nisa 57

Fakat iman edip güzel ve makbul işler yapanları ise ebedi kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Onların orada tertemiz eşleri olacak. Hem onları nimetlerle sayeban edecek bir gölgeliğe yerleştireceğiz.

Tevbe 72Tevbe 72

Allah mümin erkeklere de mümin kadınlara da, ebedi kalmak üzere girecekleri, içinden ırmaklar akan cennetler vaad etti. Hem adn cennetlerinde hoş hoş konaklar. Hepsinden alası ise Allah’n kendilerinden razı olmasıdır. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı da budur.

 

Hicr 45Hicr 45

Onların kalplerinden kini söküp çıkarmışızdır. Dost ve kardeş olarak, divanlar üzerinde karşı karşıya otururlar.

Hicr 48

Orada kendilerine hiçbir zahmet ve meşakkat dokunmaz, oradan hiç çıkarılmazlar.
 

Ankebut 58Ankebut 58

İman edip güzel ve makbul işler yapanları, cennetin yüksek köşklerine yerleştireceğiz. İçinden ırmaklar akan o cennetlere, onlar devamlı kalmak üzere gireceklerdir. İyi iş yapanların mükafatları ne güzel!

 

Sebe 37Sebe 37

 

Bizim nezdimizde size değer kazandıran şey, ne mallarınız ne de evlatlarınızın çokluğudur. Şu var ki, iman edip güzel ve makbul işler yapanlara bu gayretlerinden ötürü kat kat mükafat verilecek ve onlar cennetin yüksek köşklerinde güven ve huzur içinde olacaklardır.

 

Zuhruf 71Zuhruf 71

Altın tepiş ve kaselerle kendilerine ikram eden hizmetçiler, etraflarında fır döner. Hülasa orada canınız ne isterse, gözleriniz hangi manzaralarda hoşlanırsa hepsi var. Hem siz burada devamlı kalacaksınız.

 

Rahman 54Rahman 54

O cennetlerde gözleri eşlerinden başkasın görmeyen, tatlı bakışlı öyle güzeller vardır ki, daha önce cin ve insanlardan hiç kimse kendilerine dokunmamıştır.

Rahman 56

O cennetlerde gözleri eşlerinden başkasını görmeyen, tatlı bakışlı öyle güzeller vardır ki, daha önce cin ve insanlardan hiç kimse kendilerine dokunmamıştır.

Vakıa 16Vakıa 15-16

Mücevheratla işlenmiş tahtlara yaslanarak karşılıklı otururlar.

Vakıa 17-18

Etraflarında, cennet şarabından dolu testiler, sürahiler ve kadehlerle, ebediliğe ermiş çocuklar dolaşıp hizmet ederler.

Vakıa 19

Bu içkiden ötürü baş ağrısı çekmezler, sarhoş da olmazlar.

Vakıa 27

Ashab-ı Yemin ki ne ashab-ı yemin! Ne mutludur onlar,

Vakıa 28

Dalbastı kirazlar,

Vakıa 29

Dolgun salkımlı muzlar,

Vakıa 30

Yayılmış gölgeler,

Vakıa 31

Şarıl şarıl akan sular,

Vakıa 32-33

Tükenmeyen, eksilmeyen, hiçbir surette esirgenmeyen bir çok meyveler içindedirler.

 

 

Kıyamet 22Kıyamet 22

Yüzler vardır o gün pırıl pırıl

Kıyamet 23

(O güzel yüce) Rablerine bakakalır…
 

İnsan 11İnsan 11

Allah da onları o günün felaketinden korur, onların yüzlerine nur, gönüllerine surur verir.

İnsan 12

Sabretmelerine karşılık onlara cennetler, ipekler ihsan eder.

İnsan 13

Koltuklarında diledikleri gibi dinlenir, orada ne güneş sıcağı görürler, ne de dondurucu soğuklara uğrarlar.

İnsan 14

Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar, meyveleri devşirmeleri pek kolay olur.

İnsan 15-16

Etraflarında hizmet edenler, gümüş kaplar, billur kaseler, gümüşi parlaklıkta billur kupalarla dolaşır, onlara ikram ederler. Cennetlikler içeceklerini kendi iştahları ölçüsünce tayin ederler.

İnsan 17

Onlara karışımında zencefil bulunan kadehler ikram edilir.

İnsan 18

Bu içecekler, adı Selsebil olan pınardandır.

İnsan 19

Etraflarında ebedi cennet çocukları dolaşır durur ki, onları gördüğünde parlaklarından ötürü etrafa saçılan inciler sanırsın.

İnsan 20

Hangi tarafa bakarsan hep nimet, servet, ihtişam, büyük bir saltanat görürsün.

İnsan 21-22

Elbiseleri ince veya kalın yeşil renkli ipeklerden, atlaslardandır. Gümüş bilezikler takınırlar. Onların Rabbi, kendilerine tertemiz bir içki ikram edip şöyle demiştir: “İşte bütün bunlar sizin mükafatınızdır. Gayretleriniz makbul oldu.”

 

İnşallah tüm Müslümanlar gereği gibi akıllarını kullanırlar da Kur’an-ı Kerim yolundan, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in sünnetinden ve Allah’ın emirlerinden ayrılmazlar ve Allah’ın (cc) razı olduğu bir kul olarak cennet ehli arasında bulunur ve Allah’ın yukarıda sayılan nimetlerine kavuşurlar.

Saygı ve sevgi ile

 

Z. Tamer Aygün

18.Ağustos.2014

 

Kaynakça

1.) Suat Yıldırım Meali

 

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap