osmanlı kitabı başlık
İbrahim 38
İbrahim 38
Bu yazı 376 views kez okundu.
5 Ağustos 2014 17:36 tarihinde eklendi

İbrahim 38

Yüce Kur’an-ı Kerim’in 14. suresi olan İbrahim Suresi’nin 38. Ayetindeki dua vardır ki bu dua ile Allah’a övgüler sunulmakta, 39. ayette ise yüce Allah’ın duaları kabul ettiğini bildirir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

İbrahim 37

İbrahim 37“Ey bizim Rabbimiz! Ben zürriyetimden bir kısmını senin kutsal mabedin yanında, ekin bitmez bir vadide yerleştirdim. Ey bizim rabbimiz! Namazı gereğince kılsınlar diye böyle yaptım. Ya Rabbi! Artık insanların bir kısmının gönüllerini onlara yönelt, onları her türlü ürünlerden rızıklandır ki sana şükretsinler.”

Ayette Hz İbrahim’in Allah’a (cc) seslenişi Kabe’yi tamamlamasından sonra gerçekleştirdiği kuvvetle muhtemeldir. Bu ayette bahsedilen kişiler Hz. İbrahim’in bir eşi olan Hacer ile ondan olma oğlu İsmail’dir. Her ikisini Mekke’nin kurulacağı topraklara getirir ve Allah’ın emri ile onları orada bırakır. Burası Hz. Hatice’nin zemzem suyu ile tanıştığı yerdir. Konunun daha geniş olarak incelendiği ayetler olan İbrahim 40  ve Bakara 128 ayetlerini de okumanızı tavsiye ederim.

İbrahim 38

Ey bizim Rabbimiz! Biz ister gizleyelim, ister açığa vuralım, yaptığımız her şeyi bilirsin. Zaten göklerde ve yerde Allah’a gizli kalan bir şey yoktur.

İbrahim 39

“Hamd olsun Allah’a ki, hayli yaşlı olmama rağmen, bu ihtiyarlık halimde İsmail ve İshak’ı bana ihsan etti. Şüphesiz ki Rabbim duayı kabul buyurur.”

Hz. İbrahim soyunun devamı için Allah’a dua etmiş ve kendisine hayırlı varisler nasip etmesini istemiştir. Allah (cc) da peygamberinin duasını kabul ederek ona İsmail ve İshak’ı vermiştir. İşte Hz. İbrahim’in yaşlı haliyle bile iki çocuk sahibi olması karşısında, “Allah’ın duaları kabul ettiğini ve bir önceki ayette de göklerde ve yerde hiçbir şeyin Allah’tan gizli kalamayacağını belirterek onu yüceltir, över.

Hz. İbrahim niçin böyle bir övgüye ihtiyaç duymuştur diye düşünebiliriz. Unutmayalım ki o bir peygamberdi, yüce Allah’ın insanlara gönderdiği bir elçisi idi. Yani Allah gerçeğini bizden çok daha iyi idrak ediyor, algılıyor ve yorumluyordur. İlave olarak da hatırlamak gerekir ki, Fatiha Suresi’nin birinci ayetinde “Hamd (övme ve övülme) alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” demektedir.

Saygı ve sevgilerimle

Z. Tamer Aygün
5.Ağustos.2014

 

Kaynak:

1.) Suat Yıldırım Meali

 

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap