osmanlı kitabı başlık
Furkan 73
Furkan 73
Bu yazı 408 views kez okundu.
8 Haziran 2014 01:30 tarihinde eklendi

Furkan 73

Yüce Allah (cc) Meariç Suresi’nin 23 ve 24. ayetlerinde iyi bir Müslümanın, iyi bir kulun nasıl olması gerektiğini bizlere haber vermişti. Furkan Suresi’nin 73. ayetinde ise ayrı bir tanımla ile tanımlama yaparak iyi bir müminin Allah’ın ayetlerine karşı duyarlı olduğunu bildirmektedir.

Furkan 73

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla,

Furkan 73“Kendilerine rablerinin ayetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağırlar ve körler gibi davranmazlar.”

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, burada bahsedilen “ayet” sadece kuran ayeti değil, Allah’ın (cc) varlığına delil teşkil edecek, yerler, gökler, taşlar, insan bedeni, çiçeklerin rengi, kuşların kanat çırpışı, gündüz, gece, güneş, ay ve ölmüş toprağın yağmur damlalarıyla yeşerip canlanması ve bunun gibi pek çok şeydir. Bunu en güzel şekilde Kur’an-ı Kerim’in 41. suresi olan Fussilet Suresi’nden anlıyoruz.

Fussilet 37 ve 39

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Fussilet 37  Gece ve gündüz, güneş ve ay O’nun ayetlerindendir. Eğer Allah’a ibadet etmek istiyorsanız, güneşe de aya da secde etmeyin. Onları yaratan Allah’a secde edin!

Fussilet 39 Senin yeryüzünü kupkuru görmen de Allah’ın ayetlerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman, harekete geçip kabarır. Ona can veren, elbette ölüleri de diriltir. O, her şeye kadirdir.

Elbette ki bu “ayet” kelimesinin içine Kur’an-ı Kerim’in ayetleri de dahildir. Çünkü o ayetler de birleşip Kur’an-ı Kerim’i meydana getirirler ki o da bir başka ilahi mucizedir. Allah Kur’an-ı Kerim’in yüceliğine, ilahi değerine vurgu yapmak için muhtelif surelerde “birleşip de onun gibi 10 ayet yapsanız ya” der.

Gerek Kur’an-ı Kerim ayetleri olsun ve gerekse Allah’ın varlığını işaret eden diğer ayetler/deliller olsun herhangi birisini okurken ya da dinlerken Allah’ı düşünmek, düşüncede O’na ulaşmak, Allah’ın gökleri ve yeri boşuna yaratmadığını, Kur’an-ı biz kullarına boşuna göndermediğini düşünüp idrak etmemiz gerekir.

Körler çevresini görmekten uzaktırlar. Bir şekilde yönlerini bulup dokundukları şeyleri algılayabilirler fakat görmedikleri için algıladıkları şeyler sadece parmaklarının uçları mesafesindedir. Sağırlar da benzer şekilde, kendilerine gelen sesleri duymazlar. Dudak okuma ile kendilerine söylenenleri anlayabilirler fakat kendilerine iletileni kavramak için muhakkak o dudakları görmeleri gerekir. Halbuki bu özürlerden uzak olan insanlar Allah’ın (cc) bir lütfu olarak görürler, duyarlar, dokunurlar. Dolayısıyla özürlü insanların her zaman bir eksik tarafları olduğu halde özürleri bulunmayan insanlar ise eksiksiz bir bedeni yaratılışa sahiptirler. İşte Furkan Suresi’nin 73 ayetinde iyi bir mümin, Rabbinden kendisine gelen bir ayeti görür, duyar, okur ve şükreder. Kur’an-ı Kerim vasıtasıyla Allah (cc) tarafından gelen talimata dosdoğru uyarlar ve O’na ulaştıran yönden sapmazlar. Halbuki bu vasıflardan yoksun insanlar körler gibi Kur’an-ı Kerim’i görmedikleri için okumazlar, okusalar da sağırlar gibi duymadıkları için anlamazlar. Bu durumda da Allah’a (cc) ulaşan yolu bulamaz bir yaprak gibi sağa sola savrulurlar.

Bu arada, belirtmek isterim ki aramızda ne körler, ne sağırlar vardır ki rabbimize özrü olmayan insanlardan kat be kat yakındırlar. Burada konu anlatımı için bir benzetme yapılmıştır. Herhangi bir aşağılama, sınıflandırma söz konusu olamaz.

Saygı ve sevgiyle

Z. Tamer Aygün
8.Haziran.2014

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap