osmanlı kitabı başlık
Esma-ül Hüsna
Esma-ül Hüsna
Bu yazı 860 views kez okundu.
14 Nisan 2014 07:56 tarihinde eklendi

Esma-ül Hüsna.

Taha Suresinin 88. Ayeti ile en güzel isimlerin yani Esma-ül Hüsna’nın yalnız Allah’a mahsus olduğunu göstererek yazıma başlamak isterim.

20 Taha – 88 “ Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O’na mahsustur.”

nat29Esma-ül Hüsna Allah’ın güzel isimleri demektir. Kimi yerde Esma-ül Hüsna, kimi yerde de Esma-i Hüsna olarak geçer. Bu isim kapsamında Allah’ın 99 adet ismi zikredilir. Bu 99 adet isim Allah’ın biz kullarına bildirdiği ve öğrenmemizi istediği isimlerdir. Konu ile ilgili detaya girmeden Hz. Muhammed (sav) Efendimizden müslümanlara bildirdiği bir müjdeyi burada hatırlatmak isterim. Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) şöyle iletir.

“Resululah (s.a.v.) buyurdular ki: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları ezberlerse cennete girer. Allah tektir, teki sever.”

Bu güzel müjde bize gösteriyor ki Allah’ın kullarına olan sonsuz sevgisi, onları cehennem alevinden koruyup cennet bahçelerine alabilmek için kullarına türlü imkanlar, türlü vesileler sunmuştur. İşte bunlarda birisi de 99 adet ismi ezberlemekten ya da öğrenmekten geçer. Allah’ın 99 ismini hakkıyla öğrenen inanıyorum ki Allah’ın istediği gibi bir kul gibi yaşamaya başlar ve bu yaşantı da o kula cennet kapılarını açar.

Bu güzel müjde ile olabildiğince herkesin öğrenmesi ve bilmesi için gücüm yettiğince ve en az hata ile buradan 99 isim/sıfat hakkında size bildiklerimi okuduklarımı aktaracağım.

Esma-ül Hüsna ile ilgili kitaplarda görüldüğü üzere, hepsi insanların sorunlarına, sıkıntılarına bir derman halindedir. İnanan veya inanmayan olsun; herkes başı sıkıştığında Allah’a müracaat eder, ondan yardım diler. Tıpkı dua eder gibi bu isimlerinde de tekrar edilmesi Allah nezdinde birer dua niteliğindedir. Bu Kur’an-ı Kerim’de yazılıdır. Araf Suresi’nin 180. Ayetinde

7 Araf – 180: “En güzel isimler (el-esmâü’l-hüsnâ) Allah’ındır. O halde O’na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın. Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır.” der. Dolayısıyla Allah’ı anarken, Allah’tan isterken, Allah’ın bizden istediği gibi O’na dua etmeliyiz ki, hem Allah’ın istediği gibi bir kul olalım ve hem de dualarımız kabul olsun.

Rahmet müjdesi olan peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) bizlere verdiği bir diğer müjde ise İsm-i Azam ile ilgilidir. İsm-i Azam Allah’ın isimlerinin en büyüğüdür. Öyle ki Peygamberimiz (S.a.v.) “içinde İsm-i Azam geçen bir duanın Allah katında reddedilmeyeceğini” bizlere müjdelemiştir. Fakat İsm-i Azam’ın hangi isim olduğunu söylememiştir. Öte yandan Sahabesine, çevresinde duyduğu dualarda “O kişi İsm-i Azam ile dua etti” diye haber vermiştir. Bu husus bundan sonraki “Allah” isminin çalışıldığı başlık altında incelenecektir.

Esma-ül Hüsna’nın tekrar edilmesi, bir dua tarzı olması nedeni ile hemen arkasından “kaç kere” sorusu akla getirir. Kimimiz, dua etmenin sayısal tekrarla ilgisi olmayacağına inanırken, kimimiz ise tekrarlan duaların (Esma-ül Hüsna’nın) Allah katında daha makbul olacağına inanır. Tevbe Suresi’nin 80. Ayeti şu şekildedir.

9 Tevbe – 80. “(Ey Muhammed!) Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları asla affetmeyecek. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmelerinden ötürüdür. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.”

Ayette de  görüleceği üzere Allah haklarında af olunmayacağı kararı çıkan topluluk için “yetmiş kez af dilesen de” diyerek 70 rakamını referans göstermiştir. Yani “70 kere af dilemenin” bir ağırlığı olmalı ki Allah (c.c.) bunu örnek olarak peygamberine bildirmiştir. Buradan hareketle Esma-ül Hüsna’dan herhangi birisini belli bir sayıda anmanın da bir hikmeti olsa gerekir diye düşünüyorum.

Öte yandan, dinimizde niyet, gönül uyanıklığı, ihlas ve içtenlik fevkalade önemlidir. Sizin bir kez Allah deyişiniz başkasının 100 kere Allah deyişinden daha makbul olabilir. Bunu Allah bilir, fakat şu da bir gerçektir ki Allah’ı ne kadar çok anarsak onun bize o kadar çok yakın olduğunuzu hissederiz.

Ahzab 41 “Ey inananlar! Allah’ı çokça zikredin.”

Allah’ın isimlerini zikrederken de ismin başına “ya” nidası getirmek alim ve veli kulların çokça başvurdukları bir yol olmuştur. Yani “Ya Allah”, “Ya Rab”, “Ya Rahman”, “Ya Rahim”, “Ya Rezzak” gibi.

17 İsra 110 “De ki: “İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O’na hastır.” Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut.”

Ahzab 35 “Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; iste Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.“

Allah’a olan ibadetlerimizi ve dualarımızı öncelikle onun rızasına sahip olmak için yapmalı ve ardından da isteğimizi, derdimizi ona açmalıyız. Bizi yaradan olarak Allah elbette  ki bizim içinde bulunduğumuz hali bizden çok daha iyi bilmektedir. O bize şah damarımızdan daha yakındır. Ama Allah’tan dua ile istemek, Allah’a dayanıp, Allah’a güvenmek bizim O’nun kulu olmamızın gereğidir. O bizim Rabbimiz ve biz de O’nun kulu olduğumuz için elbette teslimiyet ve huşu ile Allah’tan isteyeceğiz.

2 Bakara 186 “Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar”

Bitirmeden önce, yıllardır Kur’an-ı Kerim mealinden dinlediklerimle ve okuduklarımla elde ettiğim, değerli kitaplarda bulduğum güzel bilgileri burada sizlerle paylaşacağım. (Allah beni bilerek ve bilmeyerek bu çalışmamda hata yapmaktan korusun.) Yazılar yayımlandıktan sonra yapılan ilaveleri güncelleme tarihleri ile yazının ilgili yerine monte edeceğim. Böylelikle daha önce okuduğunuz yazıya yapılan ilaveleri kolaylıkla görebileceksiniz.

Yararlandığım kaynakları ise her yazının altında Kaynakça başlığında bulacaksınız.

Saygı ve Sevgilerimle

Z.Tamer Aygün
13.Nisan.2014

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap