osmanlı kitabı başlık
Er-Rahim
Er-Rahim
Bu yazı 655 views kez okundu.
13 Mayıs 2014 13:23 tarihinde eklendi

ER-RAHİM

Er-Rahim, bağışlayan, esirgeyen, ahirette sorgu zamanı merhametini, nimetlerini sadece kendisine inanan kulları için kullanacak olan demektir.

Rahim sıfatının sonuçlarıyla yukarıda da ifade edildiği üzere ahirette karşılaşılacaktır. Cenab-ı Hakk’ın oradaki ikram ve ihsanlarını müminler için olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken şudur ki “mümin” kelimesi Müslüman anlamında kullanılmamıştır. Zira Allah’a bizim anladığımız anlamda, “Allah tektir” anlamında inanan tüm insanlar Allah’ın bu ihsanından yararlanacaklardır. Bunlar geçmişte yaşamış olan Hıristiyanlar da olur, Yahudiler de olur, diğer kavimlerden de olur.

Allah kendisine inansın ya da inanmasın tüm kullarına Rahman sıfatı ile rahmet eder. İnananlar dahil olmak üzere inanmayanları da bir müddet dünya hayatından yararlandırır. Fakat Sura üflenip de “kalk” borusu çaldığında insanlar parmak uçlarına kadar diriltilecekler ve koşarak Allah’ın huzura geleceklerdir. Allah o gün yaptıkları ve yapmadıklarından dolayı kullarını yargılarken, Rahim sıfatının gereği kendisine isyan etmeyen, kulluklarının gereğini yapanların kendi takdirince istediği günahını bağışlayacaktır.

Elbette Allah “rahim” sıfatını insanlar yeryüzünde yaşarken de göstermektedir. Şöyle ki, “Allah insanların yaptıklarının karşılığını eğer dünyada verseydi dünyada yaşayacak insan kalmazdı” diyor Kur’an-ı Kerim. Demek ki Allah insanlara merhamet etmekte ve onların cezalarını/yargılanmalarını belli bir vakte kadar ertelemektedir. Ta ki, insanlar belki doğru yolu görürlerde yaptıklarından döner diye. Allah, Kehf Süresi’nin 58. ayetinde:

“Senin mağfireti bol Rabbin, merhametlidir. Eğer işledikleri suçları sebebiyle onları cezalandıracak olsaydı, azabı onlara hemen gönderirdi. Fakat onlar için belirlenmiş bir süre vardır ki o vâde geldiğinde Allah’ın cezasından kaçıp sığınacak hiçbir yer bulamazlar” demiştir.

İnsanlar da birbirlerine acırlar ve merhamet gösterirler. Ama bu merhamet hem sınırlıdır ve hem de kimi zaman karşılıklıdır. Halbuki Allah’ın (cc) merhameti hem sınırsızdır ve hem de karşılıksızdır. Çünkü Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı olmadığı için merhametini karşılıksız kullarına gösterir.

Rahim kelimesi Kur’an-ı Kerim’de 95 farklı yerde geçer. Bunlardan bir tanesi de Hz. Muhammed (sas) için kullanılmıştır.

Kur’an-ı Kerim’de Rahim sıfatını ilk önce besmelede görürüz ki o da ilk olarak Fatiha Suresi’nin başındadır. İkinci olarak karşımıza çıktığı yer de Fatiha Suresi’dir. Besmele çektiğimizde “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” deriz. Fatiha Suresi’nin 3. ayetinde “O, rahmandır, rahimdir” diye okuruz.

A’raf Suresinin 156 ayeti der ki:

7 A’raf – 156 ” Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik nasip et. Biz sana yöneldik, senin yolunu tuttuk.” Hak Teala da şöyle buyurdu: “Ben dilediğim kimseyi cezalandırırım. Rahmetim ise her şeyi kaplar. Rahmetimi (ahirette) Allah’a karşı gelmekten korunan, zekatı veren ve özellikle bizim ayetlerimize iman edenlere nasip edeceğim.”

Yukarıdaki ayette Hz. Musa kavminden 70 kişiyi Allah’ın huzuruna çıkarmış, bu kişiler Allah’ı açıkça görmek istemeleri üzerine onları şiddetli bir deprem yakalamış ve hepsi düşüp bayılmıştır. Bu durum üzerine yukarıdaki ayetin baş tarafındaki duayı Hz. Musa eder. Allah (cc) da ayetin geri kalan kısmında Hz. Musa’ya seslenir.

Allah’ın Hz. Musa nezdinde tüm insanlara “rahmetinin cezalandırmasından daha fazla olduğunu ve bu rahmetten yararlanacakların Allah’a karşı gelmekten korunan, zekat veren ve ayetlere iman edenler” olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla Allah’ın rahmetinden yararlanmak için öncelikle onun istediği gibi bir kul olmak gerektiği, Allah’a asla ve asla şirk koşmamak gerektiği belirtilmiştir. Yani özetle , Allah’ın rahmetinden “hak edenler” yararlanacaktır.

Allah’ın rahmeti ve merhametine ilişki olarak Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas) söyle dediği aktarılmıştır.

“Eğer Allah katındaki cezayı bilseydi hiçbir mümin cennete gireceğini ummazdı. Eğer rahmetinin çokluğunu bilseydi hiçbir kafir cennetten ümidini kesmezdi”

Burada can alıcı husus şudur ki, Allah katındaki ceza açıklanırken müminler, cennet mükâfatını açıklarken de mümin değil, kafir referans alınmıştır. Bu demektir ki, rahmetinin büyüklüğü sadece mümini değil, kafiri yani Allah’a inanmayan O’na şirk koşanı dahi cennete girme konusunda ümitlendirecek büyüklüktedir.

Allah (cc) muhtelif ayetler kimlere merhamet edeceğini bildirmiştir. Bu öylesine geniş bir yelpazededir ki “Allah kullarını affetmek için bahane yaratıyor” demek geliyor insanın içinden. İşte size detaylar.

Bakara Suresinin 105. Ayetinden yazdığı üzere, Allah rahmetini dilediğine ihsan eder. Ancak Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de:

  • Muttakilere – 57 Hadid 28
  • Salihlere – 45 Casiye 30
  • Kur’an-ı Kerim’e sarılanlara – 4 Nisa 175
  • İtaatkarlara – 3 Al-i İmran 132
  • Namaz Kılanlara – 24 Nur 56
  • Zekat verenlere – 7 A’raf 156
  • Muhsinlere – A’raf 56
  • Mallarından Allah yolunda infak edenlere – 9 Tevbe 99
  • Musibetlere sabredenlere – 2 Bakara 155 ve 157
  • Allah yolunda cihat edenlere – 2 Bakara 218
  • Kötülüklerden korunanlara – 40 Mümin 7-9
  • Okunan Kur’an-ı Kerim’i dinleyenlere – 7 A’raf 204
  • Ahiretten korkanlara 39 Zümer 9

Merhamet edeceğini bildirmiştir. Bu ne güzel bir müjdedir.

Muhtelif hadislerden de biliriz ki, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas) “Hakkıyla yapılan hac ibadetinin neticesi cennettir” buyurmuşlardır. Burada da bir affedilme umudu vardır.

Konumuzu bitirmeden önce Kur’an-ı Kerim’den yüce Allah’ın “Rahim” oluşuna ilişkin birkaç ayet örneği verelim ki bu isim hafızalarımızda daha güçlü yer etsin.

 2 Bakara 143

” (…) Allah imanınızı zayi edecek değildir. Çünkü Allah insanlara karşı pek şefkatlidir, çok merhametlidir.”

15 Hicr 49 /50

“Kullarıma haber ver ki, gafur (günahları örten), rahim (ihsanı bol) benim. Bununla beraber, azabım da elim mi elim!”

16 Nahl 7

“Bunlar yüklerinizi taşırlar; öyle uzak diyarlara kadar götürürler ki, onlar olmaksızın, son derece zahmet ve meşakket çekmeden varamazdınız oralara. Gerçekten, bunları size amade kılan Rabbiniz pek şefkatlidir, rahmet ve ihsanı boldur.”

16 Nahl 18

“Halbuki Allah’ın nimetlerini birer birer saymaya kalksanız, mümkün değil, sayamazsınız. Gerçekten Rabbin gafurdur, rahimdir. (Çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur)”

26 Şuara 9

“Ama senin Rabbin aziz ve rahimdir. (mutlak galiptir, geniş merhamet sahibidir.)”

32 Secde 6

“İşte gaybı ve şehadeti, görünmeyen ve görünen alemleri bilen, mutlak galebe ve kudret, mutlak rahmet sahibi O’dur.”

52 Tur 28

“Çünkü biz daha önce Allah’a dua ve ibadet eder, bizi ateşten korumasını niyaz ederdik. Gerçekten O, berr’dir, rahimdir. (hayırların kaynağıdır, merhamet ve ihsanı boldur.)”

 “Rahim” Sıfatının Hikmeti

Her gün 618 kere “Ya Allah, Ya Rahman, Ya Rahim Celle Celalühu” zikrine devam edenleri herkes sever, rızkı artar, ömrü huzur içinde geçer.

Allah hakkında yukarıdaki açıklamaları yazmak, yazmaya cüret etmek sadece ve sadece Kur’an-ı Kerim’e dayalı olarak bildiklerim ve okuduklarımdır. O’nun hakkında yanlış yazmaktan yine O’na sığınır ve af dilerim.

Saygı ve sevgilerimle,
Z. Tamer Aygün
13.Mayıs.2014

 

KAYNAKÇA:
1.) Esma-i Hüsna – Ecrin Kitap
2.) Esma-i Hüsna – Mustafa İslamoğlu
3.) Esma-ül Hüsna – Şevket Gürel
4.) Esma-i Hüsna – Doç. Dr. İsmail Karagöz
5.) Suat Yıldırım Kur’an-ı Kerim Meali

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap