osmanlı kitabı başlık
En’am 160
En’am 160
Bu yazı 676 views kez okundu.
11 Ağustos 2014 13:47 tarihinde eklendi

En’am 160

 

Kur’an-ı Kerim’in En’am Suresi’nin 160. Ayetinde yüce Allah kullarının yaptıkları işlerine göre ödüllendirme ve cezalandırmayı nasıl yapacağını genel hatları ile açıklamıştır.

 

En’am 160

 

Enam 160Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

 

“Kim Allah’a güzel bir işle gelirse, iyilik işlerse, ona on misli verilir, kim de bir kötülükle gelirse, sadce kötülüğüne denk bir ceza görür ve hiç kimseye haksızlık edilmez.”

 

Buradan da açık bir şekilde anlaşılacağı üzere, Allah kullarının yaptıkları iyi/kötü işler için bir sevap/günah adeti tespit etmiş ve günah işleyenlere tespit edilen miktar kadar günah yazılacağı haber vermiştir. Öte yandan iyi işlerin tespit edilen sevap miktarlarını ise tespit edileninin misli sevap yazılacağını müjdelemiştir.

 

Görüldüğü gibi, Allah kullarını çok sevmekte, onlar cehennem ateşinden korumak için türlü yollar üretmektedir.

 

Benzeri bir tespit de Bakara Suresi’nin 261 ayetinde yapılmıştır. Ayet şöyle der:

Bakara 261

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

 

“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak verip her bir başağıda yüz tane bulunan bir tanenin haline benzer. Allah dilediğine kat kat fazlasını da verir. Allah’ın lütfu geniştir, ilmi her şeyi kapsar”

 

Bakara 262

 

Mallarını Allah yolunda harcayıp da infaklarının ardından minnet etmeyenler, rahatsızlık vermeyenler yok mu, işte onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara hiçbir endişe yoktur ve onlar asla üzülmeyeceklerdir.

 

İnfak etmek, kulun Allah’ın rizasını kazanması için kendi servetinden ayni ya da nakdi olarak ihtiyaç sahipleri için harcaması veya vermesidir.

 

Bakara suresinin bu iki ayetini birlikte değerlendirecek olursak, gizli a da açık olarak yaptığı iyilikleri insanları başına kakmayan kişileri işleri 700 misline kadar sevaplandırılmaktadır.

 

Bunun bir basamak daha ilerisi vardır ki, o da Allah’ın günahları affetmesi yani silmesidir. Bu konuda net bir bilgiyi de Nisa Suresi’nin 48. Ayetinde görürüz.

Nisa Suresi 48

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

 

Şu muhakkak ki Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, ama bunun altındaki diğer günahları dilediği kimse hakkında affeder. Kim Allah’a ortak icat ederse müthiş bir iftira etmiş, çok büyük günah işlemiştir.

 

Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü üzere, yüce Allah’ın kullarına karşı merhametinin ne denli büyük olduğunu görüyoruz. Biz insanlar bize yapılan bir hatayı yeri geldiğince yıllarca unutmayarak affetmiyoruz, fakat Allah bizi yoktan var ederek bugünlere getiren Rabbimiz yaptığımız günahları isterse affediyor. Sanırım bunun içinde “benim dedem hacı” veya “benim kalbim temiz” diyerek hayatımızı heba etmek yerine olabildiğince düzenli bir şekilde kulluk görevimizi yerine getirmek, namaz kılıp oruç tutmak, zekat verip hacca gitmek, iyiliği yayıp kötülüğü savmak, insanların günahlarını örtmek, harama el uzatmamaktan ve bol bol şükretmekten geçecektir.

İnşallah yaptığımız işler sonucunda defterimize işlenen 10’lar ve 700’ler, 1’lere geçilmez.

 

Saygı ve sevgi ile

 

Z. Tamer Aygün
11.Ağustos.2014

 

Kaynakça:

1.) Suat Yıldırım Meali
2.) Süleyman Ateş Tefsiri, Cilt 1
3.) Kur’an’dan Öğütler, Cilt 2 DİB Yayınları

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap