osmanlı kitabı başlık
El Müheymin
El Müheymin
Bu yazı 426 views kez okundu.
26 Ağustos 2014 13:26 tarihinde eklendi

El Müheymin

 

Sevmek, şiddetli susamak anlamındaki “h-y-m” kökünden türeyen El Müheymin, mahlukatını gözetip koruyan, korkulardan emin kılan, her şeye şahit olan ve muhafaza eden demektir. Bu isim Kur’an-ı Kerim’de iki ayette geçmektedir. Bunlardan birincisi Allah’a isnatla, belirli bir formda bir isim olarak Haşr Suresi’nin 23. ayetinde geçer. Diğeri de ilahi kelamın sıfatı olarak Maide 48’de geçer.

 

Haşr Suresi 23

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

 

“Allah’tır gerçek ilah. Ondan başka yoktur ilah. O meliktir, kuddustür, selamdır, mü’mindir, müheymindir, azizdir, cebbardır, mütekebbirdir. Allah müşriklerin iddialarından münezzeh ve yücedir.”

 

Bu ayette birkaç isim daha geçer ve Allah ayette kendisini över ki “beni bu şekilde övün” diye adeta mesaj verir.

 

Maide 48

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

 

“Sana da, daha önceki kitapları, hem tasdik edici, hem de onları denetleyici olarak bu kitabı, gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O halde bütünehl-i kitabın aralarında, Allah’ın sna indirdiği ile hükmet, sana gelen bu hakikati terkedip de onların keyiflerine uyma. Her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik. Eğer Allah dileseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı. Fakat O, size verdiği farklı şeriatler dairesinde sizi imtihan etmek istediği için ayrı ayrı ümmetler yaptı. Öyleyse durmayın, hayırlı işlerde birbirinizle yarışın. Zaten hepinizin dönüşü Allah’a olacak, O da hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri size tek tek bildirecektir. (haklıyı haksızı iyice belli edecektir.)

 

Müheymin, kendisine ibadet edenlerin ibadetinden ve sevabında hiçbir şey eksiltmeyendir. Kıyamet günü yüce Allah bu yaptıklarımızın özellikle kendisine yapılan ibadetlerin ve iyi şeylerin karşılığını fazlasıyla verecektir inşallah.

 

Allah kullarını, dünyaya getirdiği düzenle ve onların yanına görevlendirdiği meleklerle korur. Öncelikle yaşadığımız dünyayı düşünün ki dünyamız devasa bir büyüklüktedir. Dünya’mız güneşin çekim gücü sayesinde uzay boşluğuna karışıp gitmez. Allah’ın çizdiği belli bir yörüngede hem güneş, hem ay ve hem de dünya yüzüp gider. Çevresinde bir atmosfer var ki bizleri güneşin zararlı ışınlarından korur ve bu atmosfer dağılmaz. Dünyanın üzerinde tatlı ve tuzlu suları düşünün ki, dünyanın uzaya kayıp gitmesini engelleyen, onu tutan güneş ne atmosferi kendine çekip dünyada ayırabilmektedir ne de suları. Halbuki sular da atmosfer de dünyadan daha hafiftir. Uzayın dondurucu soğuğundan koruyan atmosfer gibi, dünyanın 4.500 – 5.000 derecedeki çekirdeğinden bizi koruyan bir kabuk parçası ile kaplamıştır. Böylelikle bizler tabandan gelen bu müthiş ısı ile yanıp kavrulmayız.

 

Yanımızda bulunan ve bizleri kaza ve tehlikelerden koruyan melekleri ise anlatmaya gücümüz yetmez. Bu meleklere Hafaza Melekleri denir ki bu melekler insanı asla yalnız bırakmazlar. Sadece cinsel ilişki sırasında ve bir de tuvalete girdiğimizde bizden ayırılırlar. Yani bu zamanlarda bizler korumasısızdır.

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

 

Rad 11

 

O insanın önünde ve ardında devamlı suretle nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır. Bunlar, Allah’ın emrinden ötürü, onu koruyup kollarlar. Bir toplum kendinde olan durumu değiştirmedikçe hiç şüphe yok ki, Allah da o toplumda olan hali değiştirmez. Allah bir toplum için de kötülük irade buyurdu mu, onu geri çevirecek kuvvet yoktur. Artık Allah’ın dışında onları himaye edecek kimse olamaz.”

 

Görüldüğü gibi maddi ve manevi ortamda bazı örnekleri verilen ve daha ki bizim bilmediğimiz pek çok durumlarda bizi koruyan Allah’ın hikmetleri üzerine yaşamımızı sürdürmekteyiz. Bunlara alıcı gözle bakmayınca her şey çok normal gelir. Her sabah güneşin doğup, her akşam batması gibi. Ama işin özü böyle değildir. Bütün bunlar Allah’ın kendisine inansın inanmasın kullarına merhametinin varlığının kanıtıdır. Allah koruyucuları en hayırlısıdır.

 

Bilinen ve bilinmeyen bütün varlıkları tehlikelerden koruyan Allah’tır. O’nun koruması olmazsa bütün alemler alt üst olur, dünyada düzen bozulur. Bizler, hepimiz, O’nun himayesindeyiz. Hem bundan dolayı ve hem de bize verdiği rızıklardan dolayı Allah’a devamlı suretle hamd etmeliyiz.

 

Her türlü zorluk ve darlıktan, sıkıntı ve bunalımdan bu ismin zikrine devam etmekle kurtulmak Allah’ın izniyle mümkündür.

 

Bu ism-i şerifi devamlı olarak zikredenler, kalbini ve halini düzeltir, Allah’ı idrak eder, Allah’tan korkar ve O’nun gözetimi altında olduğunu bilir.

 

Yunus Aleyhisselam’ın balığın karnında bu mübarek ismi okuduğu rivayet edilmektedir. Aslına bakarsanız okumuş olması da mantıklı. Zira Hz. Yunus kim bilir ne kadar süre ile balığın karnında kaldı ve balığın sindirim sistemi onu sindirmedi, ölmedi. Çünkü yüce Allah bu sıfatının gereği Hz. Yunus’u onu korudu.

 

Allah hakkında yukarıdaki açıklamaları yazmak, yazmaya cüret etmek sadece ve sadece Kur’an-ı Kerim’e dayalı olarak bildiklerim ve okuduklarımdır. O’nun hakkında yanlış yazmaktan yine O’na sığınır ve af dilerim.

Saygı ve sevgilerimle,

Z. Tamer Aygün
17.Ağustos.2014

KAYNAKÇA:
1.) Esma-i Hüsna – Mustafa İslamoğlu
2.) Esma-i Hüsna – İshak Doğan
3.) Esma-ül Hüsna – Şevket Gürel
4.) Esma-i Hüsna – Doç. Dr. İsmail Karagöz
5.) Esma-i Hüsna – Arif Pamuk
6.)Suat Yıldırım Kur’an-ı Kerim Meali

 

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap