osmanlı kitabı başlık
Ebul Fadıl Efendi Camii
Ebul Fadıl Efendi Camii
Bu yazı 1.625 views kez okundu.
21 Mayıs 2014 21:15 tarihinde eklendi

Ebul Fadıl Efendi Camii

 

Ebul Fadıl Efendi Camii Kanuni Dönemi’nde yine Mimar Sinan tarafından yapılmış, manzarası mükemmel bir tepede inşa edilmiş bir camidir. Tophane istikametinden baktığınızda, Beylerbeyi’nden Eminönü’ne kadar oldukça geniş ve açık bir cepheye hakimdir. Hemen önünde Nusretiye Camii ve sağ ön tarafında ise Kılıç Ali Paşa Külliyesi bulunmaktadır.

Ebu’l-Fazl Efendi Camii

Lokasyon olarak Kılıç Ali Paşa Camii karşısındaki İtalyan Yokuşu olarak tanınan yokuş üzerinde İtalyan Hastanesinin hemen yakınındadır. Bu yokuşun ismi aslında İtalyan Yokuşu değil Defterdar Yokuşu’dur. Bu nedenle de cami Defterdar Camii olarak da tanınmaktadır. Hadikatü’l-Cevami’de cami Defterdar Cami olarak tanıtılmıştır.

Ebul Fazl Efendi Camii

Caminin banisi yani yaptıranı Kanuni Sultan Süleyman’ın defterdarlarından Ebul Fadıl Mehmet Efendi, mimarı ise Mimar Sinan’dır. 1553 yılında yapılmıştır.

Ebu’l-Fazl Efendi’nin yaşadığı yıllarda caminin bulunduğu arazi üzerinde çok güzel bir konağı olduğu ve caminin de bu konağın arazisine inşa edilmiştir. Bu ise konaktan geriye bir şey kalmamıştır.

1916 yılında meydana gelen bir Cihangir yangında ise cami tümden yanmış, daha sonra cami kalıntılarına üzerine bir lokanta ile kahvehane inşa edilmiş, 1994 yılında ise cami özgün mimarisine göre yeniden inşa edilmiştir. Dolayısıyla bugünkü yapının tarihi yaklaşık 20 yıllıktır fakat orijinal mimarisi ile yeniden inşa edilmiştir.

Cami avlusuna 10-15 basamaklı bir merdiven ile ulaşılır. Avluya girdiğinizde tam karşınızda caminin kapısı ve sundurması görülür.

Ebul Fazl Efendi Camii

Son cemaat yeri için yok diyebiliriz. Çünkü normalde son cemaat yeri zeminden yaklaşım 30 cm yüksekte iken bu camide böyle bir uygulama yoktur. Zemin düz ayaktır. Yani çevre ile aynı seviyededir. Haziresindeki mezar taşları Kılıç Ali Paşa Külliyesi’nin haziresine taşınmıştır.

Ebul Fazl Efendi Camii

Tek şerefli bir minaresi vardır. Minaresi dar kesme taşlarla örülmüş olup taş örgü dönerek yükselmektedir. Minare tabanı oldukça yüksek olup caminin bayanlar mahfili seviyesine kadar çıkar. Minaresin tabanı ile gövdesinin rengi taş örme uygulamasından dolayı farklıdır.

Ebul Fazl Efendi Camii

Caminin esas itibariyle bir kubbesi bulunmamaktadır. Çatılı bir camidir. Dışarıdan bakıldığında görülen çatının içinde aslında bir küçük kubbe gizlidir. İçeriden bakıldığında tavanı düz olup harimin tam ortasına denk gelen kesimde düz tavan üzerine oturtulmuş küçük bir kubbe yapılmıştır. Cami dikdörtgen yapılıdır. Duvarları beyaz boyalı olup üzerlerine mavi kalem işleri ile süslemeler yapılmıştır.

Ebul Fazl Efendi Camii

Mihrabı ve minberi ve müezzin kürsüsü mermerden yapılmıştır. Son birkaç yıldır yapılan uygulama dahilinde minberin merdiven yanları altın yaldız ile süslenmiştir.

Ebul Fazl Efendi Camii

Ebul Fazl Efendi Camii

Bayanlar mahfili ahşap ayaklar üzerine yükseltilmiştir. Mahfilin ön tarafı kafes örgülüdür.

Ebul Fazl Efendi Camii

Caminin pencereleri iki kat üzerine yapılmıştır. Alt kattaki pencereler dikdörtgen biçimli olup dışarıda demir parmaklılarla kaplanmıştır. Üst kattaki pencerelerin ise şekilleri farklı olup renkli camlarla süslenmiştir.

Ebul Fazl Efendi Camii

Caminin avlusundaki şadırvan 1893 yılında Zeynep Mualla Hatun tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca caminin önünde 1732 tarihinde yapılmış Defter Emini Çeşmesi bulunmaktadır.

Ebul Fadıl Efendi’nin vefatına ilişkin iki bilgi vardır elimizde. Bunlarda birincisi Ebul Fadıl Efendi 1563 yılında vefat ederek caminin haziresinde nakledilmiştir. Mezar taşında ölüm tarihi yazılı değildir. Hadikatü’l-Cevami’de Ali Mustafa Efendi’nin “Fazli Öldi 1564” ifadesi ile bir beyanın varlığından bahsedilmektedir.

İkinci bilgi ise 1574 yılında Hac’a giderken Şam’da vefat etmesi şeklindedir. Haç yolunda vefat eden Ebu’l-Fazl Efendi’nin mezarı da Şam’dadır. Hadikatü’l-Cevami’de bu cami anlatılırken Hazırlayan Notu olarak bu hususun belgelerle tespit edildiği yazılıdır. Caminin haziresindeki kabri ise Ebul Fadıl Efendi’ye dua için inşa edilmiştir. Bu durumda kabrin boş olması gerekir. Aslında bu gibi durumların tespiti için kabir açılmadan dışarıdan çekilecek röntgenlerle kabrin boş olup olmadığı tespit edilebilir ki böylelikle de doğru olan bilgi de tespit edilmiş olur.

Allah, bu camiyi yaptırandan da, yapanlardan da, tüm çalışanlarında da razı olsun.

Saygı ve sevgiyle,

Z. Tamer Aygün
21.Mayıs.2014

 

Kaynakça:

1.) Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Cilt 3,
2.) Hadikatü’l-Cevami, Ayvansarayi Hüseyin Efendi / Ali Satı Efendi, Süleyman Besim Efendi
3.) İstanbul’un Alfabetik Öyküsü, Haldun HÜREL

 

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap