osmanlı kitabı başlık
Bakara 128
Bakara 128
Bu yazı 474 views kez okundu.
16 Temmuz 2014 21:54 tarihinde eklendi

Bakara 128

Bakara Suresinin 128. ayetinde yüceler yücesi Allah (cc) bize bir başka dua bildirmiştir. Aslında dua 127. ayette başlar. Bu ayette Hz. İbrahim oğlu Hz. İsmail ile birlikte Beytullah’ın temellerini dikerken bu duayı dile getirmişlerdi. Allah (cc) da bize bu duayı naklederek bizi duadan haberdar etmiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Bakara 2:127

“İbrahim ile İsmail Beytullah’ın temellerini yükseltirken şöyle dua ediyorlardı: “Ey bizim Kreim Rabbimiz! Yaptığımız bu işi kabul buyur bizden. Hakkıyla işiten ve bilen ancak sensin.””

Bakara 2:128

“Ey bizim Kerim Rabbimiz. Bizi, yalnız sana boyun eğen Müslüman kıl. Soyumuzdan da yalnız sana teslimiyet gösteren bir Müslüman ümmet yetiştir. Ve bizlere ibadetimizin yollarını göster, tövbelerimizi kabul buyur. Muhakkak ki tövbeleri en güzel şekilde kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.”

Bu iki ayette geçen duanın Beytullah’ın Hz. İbrahim ve Hz. İsmail tarafından yapımı sırasında Hz. İbrahim tarafından söylendiğini biliyoruz. Konunun özeti şu şekildedir.

İmam Buhari, Hz. İbrahim’in, karısı Hacer ve oğlu İsmail’i Mekke’ye getirişini şu şekilde anlatır.

Hz. İbrahim karısı Hacer ve ondan olma oğlu İsmail’i Filistin’den alıp bugünkü Mekke’nin bulunduğu yere getirir. Tabi o zamanlarda Mekke henüz ortada yoktur, yani kurulmamıştır. Hz. İbrahim karısı ve oğlunu Mekke bölgesine getirir ve yanlarına bir miktar hurma ile bir miktar su bırakarak, üzülmemelerini Allah’ın emri ile onları buraya getirdiğini söyler ve Filistin’e geri döner. Dönmeden önce de bir tepenin üzerine çıkar ve zürriyetini burada bolluk içinde yaşatmasını Allah’tan diler.

Hacer, yanlarındaki su bitmeye yakın su bulmak için Safa ve Merve tepeleri arasında koşar. Kimseleri göremez. Bu iki tepe arasında yedi defa gidip geldikten sonra bir ses duyar. Görür ki bir melek ayağının ökçesi ya da kanadı ile zemzemin çıktığı yeri eşeliyor. Meleğin bu eşelemesiyle zemzem suyu yeryüzüne çıkar ve Hacer, suyun boşa akmaması için hemen çevresine bir set yapar.

Sonra Cürhümlülerden bir cemaat susuz olan bu bölgede su bulunmasına pek memnun kalıp Hacer’den izin alarak bu su çevresine yerleşirler. Ardından diğer Cürhümlüler de buraya gelerek yerleşir. Bu sırada artık Hz. İsmail de büyümüş, İbraniceyle birlikte Arapça da konuşur olmuştur.

Hz. İbrahim de zaman zaman gelip Hacer ve oğlunu kontrol etmektedir. Bir gelişinde oğlu Hz. İsmail’i bir ağaç altında ok yaparken görür. Hz. İbrahim oğluna:

–  İsmail, yüce Allah bana şurada bir ev yapmamı emretti, bana yardım eder misin? der. İsmail de

–  Rabbin sana ne emrediyorsa yap, ben sana yardım ederim diye karşılık verir.

İşte böylece Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail Kabe’yi yapmaya başlarlar. İsmail taş getirir, İbrahim de duvar örer. Temel yükseldikçe, bugün Makam-ı İbrahim denilen taşın İbrahim üstüne çıkıp onu bir iskele gibi kullanır. Hz. İbrahim duvarları örerken şu duayı eder.

–  Rabbimiz, bizden kabul buyur, şüphesiz sen işiten ve bilensin.

Hz. İbrahim Kabe’yi yapmaya başladıktan sonra bir rivayete göre Ebu Kubeys Dağı’ndan getirdiği Hacer-i Esved’i tavafa başlangıç yeri işareti olarak şimdi bulunduğu yere koyup üzerini örmeye devam etti. Kabe yapıldığında dokuz arşın yüksekliğinde ve tavanı açıktı.

Bu hikayenin devamı İbrahim Suresi’nin 40 ve 41. ayetlerinde gelir. İlgili ayetlere buradan ulaşabilirsiniz.

Saygı ve sevgiyle,

Z. Tamer Aygün
16.Temmuz.2014

 

Kaynak:

1.) Yüce Kur’an’ın Çağdaş Tefsiri – Süleyman Ateş.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yap